Site icon Kadının Fendi

Depresyondayım!

Ya Ümitsizsiniz Ya Ümit”siz”siniz Ya Çaresizsiniz Ya Çare”siz”siniz

İnsanların kurtulmak için en fazla çaba harcadıkları ruh hallerinin başında üzüntü gelir. Ancak insanların kederden kurtulmaya çalıştıkları sırada çok daha yaratıcı oldukları da bulgulanmıştır. Bazı durumlarda hayatın hızlı temposundan çekilip, kaybımızın yasını tutmamız, anlamını derinlemesine düşünmemiz ve gerekli psikolojik ayarlamalarla yeni planlar yapmaya hazır hale gelmemiz zorunludur. Böylesine çekilme yararlıdır, depresyona gömülmek ise değildir. Benim burada üzerinde durmak istediğim “klinikaltı depresyon” denilen sıradan melankoliye dönüşen üzüntü halidir. Sabahları keyifsiz uyanma, genel bir ilgi kaybı, kasvet çökmesi, kendini mutsuz hissetme, değersizlik hissi, konsantrasyon kaybı, zihin karışıklığı gibi belirtilerle kendini gösteren ruh hali. Bu durum insanların iç kaynakları varsa, kendi kendilerine baş edebilecekleri bir üzüntü halidir. Peki günlük hayatın içinde kendimizi böyle hissettiğimiz durumlarda;

NE YAPMAMALIYIZ?

Yalnız kalmamalıyız, bu üzüntüye bir de yalnızlık duygusu katmaktan başka bir işe yaramaz..

Derin düşüncelere dalmayın. Kişiler bazen bu derin düşüncelerini “kendilerini daha iyi anlamaya çalıştıklarını” söyleyerek haklı çıkarmaya çalışırlar. Derin düşünceler daha da bunaltıcı koşullar yaratarak depresyonu kuvvetlendirirler.

Depresif kişiler olumsuz düşünme eğilimindedir ve bu otomatik olarak zihnimize gelir. Bunun sürekli olmasına ve bir kısır döngüye izin vermemeliyiz.

Çok fazla televizyon seyretmeyin! Yapılan arastırmalar çok fazla televizyon seyredenlerin, genellikle TV seyrettikten sonra daha da yoğun depresyona girdiklerini göstermektedir.

Acıklı filmler, trajik romanlar, sıkıcı ortamlar gibi içinizi karartacak şeyler seçmeyin.

DEPRESYONA KARŞI PANZEHİR

Yemeğe çıkmak, maça ya da sinemaya gitmek, kısaca arkadaşlar ya da aileyle ilgili bir şeyler yapmak.

Bunaltıcı ve tekrarlayan olumsuz düşünceler zihninizi işgal ettiğinde hemen bunları yakalayın “DUR” deyin. Mümkünse içinizden alternatif olumlu düşünceyi tekrar edebildiğiniz kadar edin, hatta bunu kağıda yazın. Beyin sık tekrar ettiği düşünceyi öğrenir. Olumsuz düşünce zincirini bu yöntemle kırmanız mümkündür. Örneğin; kilo aldığınızı düşünüyorsanız ve resimlerinize baktığınızda eski zayıf halinizi görüp “Bir daha asla eskisi gibi olamayacağım” olumsuz düşüncesine kapılabilirsiniz. Yeni bir bilişsel çerçeve yaratmak ise şöyle mümkündür; “Daha önce bu kiloda olduğuma göre uygun bir diyet ve egzersizle yine aynı kiloma kavuşabilirim.”

Komik, eğlenceli bir film, heyecanlı bir spor olayı, moral veren bir kitap, bilmece çözmek, yürüyüş yapmak, bir tatil düşlemek gibi eylemler ruh halinde olumlu değişikliklere yol açar.

Kendini ödüllendirmek; kendine bir hediye almak, güzel bir banyo, spa yapmak. Şık giyinmek ve makyaj yapmak.

Evde uzun zamandır ertelenmiş bir işe girişmek ya da halledilmesi gereken bir işi üstlenmek gibi ufak bir zafer ya da kolay bir başarı duygusu yaratmak.

İhtiyacı olanlara yardım etmek, gönüllü işlere girmek.

“Umudu” saklı tutan kişilerin, daha az depresif, genelde daha az kaygılı ve duygusal açıdan daha az sıkıntılı oldukları bilinmektedir.

“Kendini korumayı öğrenmek”, yazımızın başlığına ve içeriğine işaret eden en önemli konudur. Yani üretebilmek, sevebilmek, mizah yapabilmek ruh sağlığının iyiliğini bize gösteren unsurlardır. Bunun da yolu üzüntülere gark olmadan, tüm yaşam deneyimlerini öğrenme ve olgunlaşma yönünde bir yol olarak görmektir.

Tüm bunlara rağmen tek başımıza içinden çıkamadığımız durumlar olabilir, o zaman da profesyonel bir destek almaktan cekinmeyin.

Hepinize sağlıklı günler…

Milliyet

Exit mobile version