Kına Gecesi Nedir, Nasıl Olur, Neler Yapılır?

Kına geceleri ayrı bir önem ve özellik göstermektedir. Evlenecek olan kızın; ailesi yakınları ve arkadaşları ile kadın kadına geçireceği bu son gece asıl düğün günü olarak da bilinen gelin alma gününden bir gün önceye rastlamaktadır. ( İki gün önce yapılmasını tavsiye ederim.)


Bugün hüznün yoğun olarak yaşandığı bir gündür. Geleneksel yapının yoğun yaşadığı bölgelerde hala eski önemini korumaktadır. Büyük kentlerde ise artık ya yapılmamakta veya sadece eğlenceden ibaret bir gün olma niteliğini taşımaktadır. Şehir merkezlerinde kına geceleri asıl fonksiyonundan uzaklaşmaya başladı. Daha önceleri kızın evden ayrılışı son vedalaşması biçimindeyken günümüzde eğlenceye dönük nikahla evleniliyorsa düğünün yerini alan bir eğlence durumuna geçti.
Bu geceye el kınası has kınası gelini kınaya çekme kına düğünü kına basma yaygın olarak da kına gecesi gibi çeşitli adlar verilmektedir.
Kına yakmak eski İslam geleneklerindendir. Geleneksel toplumlarda kınanın eşleri birbirine sevgili yapmak amacı ile yakıldığı söylenmektedir. Kına aynı zamanda koruyucu özelliği ile karşımıza çıkmaktadır. Gelin ve davetlilerin ellerine yakılarak evliliğin bir anlamda kutlanıp kutsanması sağlanmaktadır.
Kına gecelerinde uygulanan adet ve uygulamalar esasta bir olmakla beraber ayrıntılarda birtakım özellikler gösterir.
Kınaya davet bazı yörelerde kuru kına sakız şeker dağıtılmak veya ağızdan söylemek suretiyle yapılmaktadır.
Geline yakılacak kına oğlan evi tarafından alınır. Çoğu zaman kız evine gün öncesinde çerezlerle birlikte gönderilir. Kimi zaman da giderken götürülür. Özenle hazırlanan kına tepsisinde çerezler tatlılar kına çöreği veya kına helvası bulunur.
Kına gecesi olarak adlandırılan bu günden başka bazı yörelerimizde ana kınası olarak adlandırılan bir gün de vardır. Bugün kızın annesi tarafından alınan kına kadınlar ve kızların toplanmasından sonra kızın başına yakılır. Buna baş bozma gelin baş kınası da denilmektedir.
Kına gecesi kız evinde düzenlenir. Çağrılı kadınlar ve genç kızlar önce oğlan evinde toplanırlar. Bunlara kınacı da denmektedir.
Kınacılar gelinceye kadar kız evinin yakınları çeşitli eğlenceler düzenlerler. Oğlan evinin gelmesiyle kız evi mahzunlaşır eğlenme sırası oğlan evindedir.
Oğlan evinden gelenler kız evinde karşılanarak ağırlanır.
Oyunlar eğlenceler bir süre devam ettikten sonra sıra kınanın yakılmasına gelir.
Bazı yörelerde gelin kıyafetini değiştirir. Başına al duvak örtülerek kına için hazırlanır.
Gümüş veya bakır tas içerisinde başı bütün yani analı babalı başından ayrılık geçmemiş bir kadın tarafından kına karılır. Kınanın içine bozuk para da konur. Bu hem bereket dileği hem de kına yakan kişiye baht açıklığı sağlamak amacına yöneliktir.
Edirne ve Kırıkkale’de gerçekleştirilen kına sekiği denilen adet oldukça ilginçtir. Kına gezdirme anlamına gelen bu uygulamada hazırlanan kınaya iki tane mum dikilir. Bunlardan biri kız diğeri erkek çocuğu simgeler. Amaç gelinin kızı ve oğlu olmasını sağlamaya yöneliktir. Kına tepsisi delikanlıların eline verilir. Gelinin bir koluna kız diğer koluna yeni gelin girerek kına tepsisi önde gelin arkada olmak üzere üç kere meydanda dolaşılır.
Gelin kız hazırlandıktan sonra başına al pullu bir duvak örtülerek genç kızların söylemiş olduğu ilahiler eşliğinde ve içinde mumların yakıldığı kına tepsisi ile ortaya getirilir.
Kıbleye çevrilmiş yastığın çevresinde üç kere dönülerek kimi yörelerimizde üç kere yastığa oturup kaldırılarak oturtulur.
Gelinin kınasını yine başı bütün bir kadın ile bir genç kız yakar. Bu arada kız elini açmaz. Kaynana gelinin elinin ortasına altın veya para koyar. Gelinin ellerine ayaklarına kına yakılır. Eskişehir’de gelin iki kat yapılmış yastığın üzerine kolları başının üzerinde çapraz yapacak şekilde oturur. Yengelerden birisi sağ eline ve sol ayağına diğeri sol eline ve sağ ayağına olmak üzere kına yakar.
Kına yakan kişinin bir hata yapmaması gerekir. Kınanın yanlış yakılması o kişinin cezalandırılmasını gerektirir. Ceza olarak bir hayvan kesmek zorundadır.
Kına şekilleri de farklılık gösterir.
Sıvama elin bileğe kadar tamamen ve hiç boşluk bırakmadan yakılmasıdır. Yüksük yalnız parmak uçlarına
Kuş gözü avuç içine tekerlek olarak yakılmasıdır.
İp kınasında da ele ip sarılır kına öyle yakılır. İp olan yerler kına tutmaz ve değişik şekiller oluşturulur.
Gelinin el ve ayaklarına kına yakıldıktan sonra bağlanır.
Kına yakılırken gelin ve akrabaları ağlar. Gelin ağlamazsa hevesliymiş denilir. Bu arada baş övme gelin okşama yakım denilen kına türküleri söylenir.

Adana Tufanbeyli’den bir örnek:

Baba kinin bitti mi?
Kardeş ekmeğin arttı mı?
İşte koyup gidiyorum
El kızı aaafin yetti mi?

Bolu’dan bir örnek

Altın tas içine kına ezilsin
Sabah olsun güzel yüzün yazılsın
Görümceler etrafına dizilsin
Gelinim kınan kutlu olsun
Burada dirliğin tatlı olsun

Muğla’dan bir örnek:

Getirin gelini kına yakalım
Temizce arıca kına yakalım
Gelinin sözünü hep tutalım
A gelin a güzel kınan kutlu olsun
Güveyinin yanında sözün tatlı olsun

Hani bunun kaynanası
Kireç ocağında yanası
Kutlu olsun gelinin kınası
A kız a gelin kınan kutlu olsun
Orda da burada da dilin tatlı olsun

Yalnızlık çile gurbet yeni yaşamın güçlükleri üzüntü sitem kına geceleri ile ilgili halk düşüncesinin türkülere yansıyan yönleridir. Bu türkülerle kadınlar açıklayamadıkları duygularını dile getirmektedirler.
Kına yakıldıktan sonra kalan kına orada bulunanlara dağıtılır. Çoğu kez kınanın içine de para konur. Dağıtım sırasında bu para kime çıkarsa darısının ona olacağına inanılır.
Kına yakıldıktan sonra genç kızlar Bilecik ve Edirne’de geline tavan öptürürler. Bu sırada nişanlısının ismini bağırarak söyletirler. Konya’da kız kına yakıldıktan sonra elinin izini ev kapısının üstüne bırakır. Kimi yörelerde herkes gittikten sonra gelinin el ve ayaklarına kına yakılır.
Kına yakıldıktan sonra kadınlar evlerine gider. Kızın yanında genç kızlar kalıp sabaha kadar gelini beklerler. Kendi aralarında eğlenirler oğlan evinin göndermiş olduğu çerezleri yerler. Uyumamak gerekir. Uyuyanın yüzünün boyanması yorgana dikilmesi verilen cezalardandır. Oğlan evinden kalan kişiye eziyet etmek de kızların başlıca eğlencesidir.
Kimi yörelerde kızın yanında kalan kızlar ellerine tencere tava kepçe vb. alıp gürültü çıkararak oğlan evine giderler. Oğlan evi bu kişilere tavuk verir. Bu uygulama tavuk çalma olarak adlandırılır.
Sabah kızlar erkenden kalkarak gelinin elindeki kınayı yıkarlar. Elinin ortasına konmuş olan para ya fakir bir çocuğa verilir veya güveye götürülüp bahşiş alınır. Güvey bu parayı cüzdanında taşır.
Çok yaygın olmamakla birlikte güveye de bazı yörelerimizde kına yakılmaktadır. Kız kınası kadar çok eğlenceli olmamakla birlikte bazen aynı gün bazen de ertesi gün güveye sağdıç tarafından kına yakılmaktadır. Damada yakılan kınaya güvey kınası büyük kına darabul gecesi gibi adlar verilir.
Damada yakılacak kına kız evinde hazırlanır. Kızın kınasının bir kısmı tepsiye konarak mumlarla süslenir. Çalgı eşliğinde delikanlılar tarafından oğlan evine götürülür.
Ortaya getirilen damadın avuç içine veya serçe parmağına kına yakılır. Kına yakıldıktan sonra kız evinden gönderilen mendille damadın eli bağlanır. Bu arada da türkü söylenir.

Güveyi baban Bursa’ya vardı mı?
Bursa kınası aldı mı?
Oğlum yakınsın dedi mi?
Güveyi kınan kutlu olsun
Yarin ağzı tatlı olsun

Önünde mumlar yanası
Allah bir oğul veresi
Güvey kınan kutlu olsun
Yarin ile ağzın tatlı olsun

İnternet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>